Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
33327
post-template-default,single,single-post,postid-33327,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

19 Mayıs’ın Bayrama Dönüşme Hikâyesi

19 Mayıs’ın Samsun’da başlayan yolculuğu, bir hatırlama gününden bayram coşkusuna uzandı; sokaklara, kutlamalara ve hafızaya kazınan bu sevincin hikâyesi yazımızda…

1#

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a 9. Ordu Müfettişi olarak ulaştığında Anadolu’da henüz ortak bir hareket oluşmamıştı ve farklı bölgelerde birbirinden kopuk arayışlar sürüyordu. Bu nedenle bu adım, o günün şartlarında geniş kitleler tarafından belirleyici bir kırılma noktası olarak görülmedi. 19 Mayıs, o an için bir sonuç değil; etkileri zamanla ortaya çıkacak bir başlangıçtı.

2#

Ancak bu ilk adım, parçalı görünen tabloyu değiştirecek bir yönün habercisi oldu. Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının kararlılıkla yürüttüğü bu süreç, kısa süre içinde şekillenen iradenin Anadolu’nun farklı noktalarına yayılmasını sağladı ve yaklaşık üç buçuk yıl süren mücadele, 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla sonuçlandı. Böylece yalnızca bir askerî başarı değil, yeni bir dönemin kapısı açıldı. Buna rağmen 19 Mayıs, uzun bir süre yalnızca tarihsel bir başlangıç olarak anıldı.

3#

Samsun halkı 1926 yılında 19 Mayıs’ı “Gazi Günü” adıyla anmaya ve kutlamaya başladı. Bu, resmî bir karardan çok, doğrudan bir sahiplenmeydi. Bu sahiplenme kısa sürede somut adımlara da yansıdı. 1927’deki kutlamalarda dikkat çeken bir adım atıldı; Samsun’un merkezinde halkın katkılarıyla yapılacak Gazi Heykeli’nin temeli atıldı. Art arda düzenlenen etkinliklerle birlikte 19 Mayıs, yalnızca bir hatırlama günü olmaktan çıktı, süreklilik kazanan bir anlam taşıdı. Dönemin yerel basınında da bu isteğin izleri açıkça görülüyordu. Yazılarda, bugünün yalnızca bir şehirle sınırlı kalmaması, tüm ülkede kabul gören bir bayrama dönüşmesi gerektiği vurgulanıyordu.

4#

Kısa sürede bu istek, kutlamalara dönüşen bir geleneğe evrildi. Samsun’da hazırlanan programlar gazetelerde yayımlanıyor, el ilanlarıyla duyuruluyor ve her yıl daha geniş katılımla uygulanıyordu. Sabah saatlerinde fabrika ve demir yolu düdükleriyle başlayan gün; okulların, askerî birliklerin ve halkın katıldığı törenlerle devam ediyor, akşam saatlerine doğru şehrin tamamına yayılıyordu. Şükran baloları, fener alayları ve süslenen sokaklar, 19 Mayıs’ı yalnızca anılan bir gün olmaktan çıkarıp yaşayan bir güne dönüştürüyordu. Bu yerel gelenek, 1930’ların ortalarına kadar güçlenerek sürdü.

5#

1930’lara gelindiğinde 19 Mayıs’ın anlamı, yerel sınırların ötesine taşınmaya başladı. Mustafa Kemal’in Atatürk soyadını almasının ardından, 1935’ten itibaren bugün, bazı kutlamalarda “Atatürk Günü” adıyla anılmaya başlandı. Aynı yıllarda farklı şehirlerde “İdman Bayramı” ve “Jimnastik Bayramı” gibi adlarla düzenlenen kutlamalar, bu tarihin giderek daha geniş bir anlam kazandığını gösteriyordu. Buna rağmen 19 Mayıs, henüz resmî bayramlar arasında yer almıyordu.

6#

Mustafa Kemal, bir gün çevresindekilere “Bugün günlerden ne?” diye sordu. “19 Mayıs.” cevabını aldıktan sonra bu kez “Peki, bugün ne olmuştu?” dedi. Verilen yanıtlar farklıydı; çeşitli tarihî olaylar hatırlatılıyor, farklı ihtimaller dile getiriliyordu. Ancak hiçbir cevap aranan karşılığı tam olarak vermiyordu. Sonunda “İstanbul’dan ayrıldığınız gün mü?” denildi. Mustafa Kemal “Yaklaştın!” diyerek karşılık verdi ve ekledi: “Samsun’a çıktığımız gün… Asıl bayram yapılması gereken gün budur.” Bu sözler, 19 Mayıs’ın yalnızca bir tarih olmadığını, doğrudan bir anlam taşıdığını gösteriyordu. Çünkü 19 Mayıs günü onun için Millî Mücadele’nin başladığı anı ifade ediyordu. Nitekim Nutuk da bu tarihle başlatıldı. Kendisine doğum günü sorulduğunda verdiği “Neden 19 Mayıs olmasın?” cevabı ise bu bağı daha da belirgin hâle getirdi.

7#

Halkın isteği ve Mustafa Kemal’in yüklediği anlamla 19 Mayıs günü kurumsal bir niteliğe dönüştü. Bu yaklaşımın bir yansıması olarak Atatürk, 19 Mayıs kutlamalarını ölümünden kısa süre önce Ankara’daki 19 Mayıs Stadyumu’nda son kez izledi. 19 Mayıs’ın gençliğe ve spora adanmasını istiyordu. Hazırlanan yasa tasarısı kısa sürede Meclis’te kabul edildi ve 20 Haziran 1938’de 19 Mayıs, resmî olarak “Gençlik ve Spor Bayramı” ilan edildi. 1981’de yapılan düzenlemeyle bayramın adı “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” oldu.

 77 okunma

Derya Ülkar